Kayıtlar

ADSL'de Yine İndirim Yok! Ayda 7 Saat ADSL 29 YTL...

Bir süredir şehir dışında, bilgisayarsızım ve dolayısıyla İnternet'e çok ender erişebiliyorum. Bu durum bir hafta daha sürecek, Ağustos'ta siteyi güncellemeye devam edeceğim. Ama yeni ADSL tarifesi karşısında yazmadan edemedim. Aslında Türkiye'de yazı yazmanın bir kolaylığı arşivden eski yazıları çıkarıp tekrar yayınlamanın sorun yaratmaması. Çünkü genelde hiçbir şey değişmiyor. Bu nedenle sizi bir önceki tarife değişikliğinde yazdığıma yönlendirmek isterim: ADSL'de Minimum Hız 512 Oldu, Fakat İndirim Aramayın Zam Arayın! Amaç İnternet'i Ucuzlatıp Kitlelere Ulaştırmak Değil ki... Ve şimdilik sadece şunu hatırlatayım, 1 Mbit hız ile 3 GB'lık kotayı aşmak 7 saatten bile az sürecek. Kotayı aşınca da ekstra kullanım ücreti ödenecek. Yoksa bu indirim değil bindirim mi?

Sayısal Bölünme İnternet Bağlantısı Hız Farkıyla da Derinleşir: ABD'de Bir Köye 100 Bin Dolar ve Türkiye...

Haftasonu İstanbul'a bir buçuk saat mesafede, orman kıyısında yer alan güzel bir sitedeydim. Bahçeli evlerden oluşan ve iyi idare edilen bu kooperatif "köyde" İnternet'e bağlanmakta yaşadığım sorunlar tam da Cuma günü okuduğum bir makalenin üstüne geldi. Sadece 310 kişinin yaşadığı ABD'deki Berry, Ky. köyündekiler çevirmeli ağ bağlantısı hizmetiyle idare etmekle olmayacağını görünce genişbant İnternet erişimi için girişimde bulundular. Zira sayısal bölünme (yabancı dil özentiliğimiz Türkçe'sini unutturduysa "digital divide" ) pek çok şekilde büyüyor. Bazıları İnternet'e hızlı ve kolayca erişebilirken diğerleri aynı hizmetleri aynı şekilde alamayınca aynı toplum içinde, aynı demografif özelliklere sahip bireyler arasında bile haksız rekabet oluşuyor. Berry'dekiler sadece kendilerinin hızlı İnternet servislerini, çokluortam dosyası transferlerini kullanamayışlarından sıkıntılı değildi. Aynı zamanda, kentsel bölgelerden gelip burada ev almayı dü...

Firefox Arama Kutusunda Google Türkiye'yi Kullanarak Yerel Sonuçlara Ulaşmak

İnternet tarayıcısı olarak Mozilla Firefox kullananların sayısı giderek artıyor. Ben bazen Firefox, sıklıkla Internet Explorer kullanıyorum. Güvenlik, sekmelerle birkaç sayfa açma, vb. artıların yanında Firefox'un sunduğu arama kutusu programın başlıca artılarından. Google ile yaptığı anlaşma ile de bu kutu ile yapılan aramalardan Google reklam geliri elde ederse Mozilla'ya komisyon veriyor. Dahili arama kutusu ile Google, Yahoo, vb. bir araç çubuğu eklentisi yüklemek zorunda kalmadan tarayıcı içinden arama yapabilmek güzel. Ama sonuçları, arama yapılan bölgesel siteye göre oldukça farklı sunan Google söz konusu olunca Firefox'un varsayılan arama kutusu ayarının Google.com olması bizim için tek eksi oluyor. Zira pek çoğumuz Google.com yerine Google Türkiye'den arama yapmayı tercih ediyor. En azından benim gözlemim bu yönde, bana gelen e-postalarda ve arkadaş sohbetlerinde Google Türkiye üzerinden arama yapma isteğimiz sıklıkla dile getirilmeye başlanınca ben de İnterne...

Dünyanın Yönünü Okuyamazsak Kendi Ülkemizde Türkçe Sipariş Verince Aç Kalabiliriz

Ne zamandır görüşmediğim bir arkadaş ile Taksim'de buluşup akşam yemeği yiyecektik. Trafiğe kapatılan ve oteller/kongre bölgesi olan alanda, bir otelin altındaki kafetarya-restorana oturduk. Biraz serinledikten sonra atıştırmak için bir şey sipariş vermek istedik, gelen garson kız Türkçe bilmediğinden bizi anlamadı. Arkadaşımın birinci yabancı dili Fransızca olduğundan ve de yan masamızda Fransızlar sipariş verdiğinden Fransızca ile şansını denedi. Ama garson yine anlamadı. Meğerse Fransızca bilen garson başkaymış, "İngilizce lütfen" deyince İngilizce olarak peynir tabağı istemeyi başardık. Tabii kızın bize "Peynire mi ihtiyacınız var" diye sormasını sorun saymıyorum. Dünyada fazla örneği olmayan şeylerin yaşandığı bir ülkede olmaktan çoğunlukla mutluluk duyuyorum, ama her zaman değil. Kendi ülkemde kendi dilimle sipariş verememek düşündürücü idi. Belki de çoğu kişinin aşina olduğu, benim ilk kez karşılaştığım böyle bir durumu burada yazmamın bir nedeni daha var...

Kopya Yazılım Kullanmak Caiz mi, Dinen Kabul Edilebilir mi

Erkan Çelebi Mayıs başında e.Yaşam'da yazınca burada konuya dikkat çekmek istemiştim ama unuttum. Bugün eskileri karıştırırken gazete önüme çıkınca fırsatı kaçırmayayım dedim. Telif hakları, patentler, koruma altına alınan fikir, düşünce, ürün, teknik ve teknolojiler geniş bir tartışma konusu. Sadece bilgisayar dünyasına özgü de değil, yaşam, ekonomi ve de sağlık alanında da hep gündemde. Örneğin yüksek fiyatlı ilaçların özellikle Afrikalılar'a ulaşmasının imkansızlığı, kitlesel ölümler; ya da TRIPS, vb. anlaşmalarla gelişmiş ülkelerin uzun süreli tekel avantajları sağlamaya çalıştığı iddiaları. Düşünsel üretim ve fikri haklara yaklaşımımız kültür ve geçmişimizle de yakından alakalı. Entelektüel üretime saygısızlığımız artık tartışma konusu değil bir veri, düşünmeyi "entellik" olarak aşağılamak kaç ülkede görülür acaba? Böyle olunca da gösterişli giyim ürünleri ve otomobilleri, son model televizyonları alıp kitabın korsan basılmışını, müziğin kopyasını ararız. Emeğe ...

Beklentileri ve Gelişmeleri Okuyamayanlar Merkez'in Biriktirdiği 60 Milyar Doları da Zamanında Kullanmadı. Rekor Rezervi Boşuna mı Biriktirdik?

İktisat gerek mikro gerek makro anlamda beklentilerle şekillenir. Bir yıl sonra ilk çocuğunuza sahip olmayı veya iş değiştirmeyi hedefleyebileceğiniz gibi bir ay sonra kurban bayramı nedeniyle ülke ekonomisinde bazı değişiklikleri de bekliyor olabilirsiniz. İşte bunlar sizin nasıl davranacağınızı, ne tüketeceğinizi, hatta tüketip tüketmeyeceğinizi belirler. İktisat eğitimi alanların ve bu alanda çalışanların beklentilerin önemini bilmeleri gerektiği halde sorumsuz ya da bilgisiz davranmaları Türkiye'de çok olağan bir durum. Bazı yazarlar sürekli olumsuzluklardan, yeni krizin geldiğinden bahseder. Karar alma aşamasında bazıları, kendileri gibi olanların, müşterilerinin ve tüm toplumun beklentilerini okumak istemez ya da okuyamaz. Ama aslında beklentileri doğru okumanın ne kadar zor olduğunu da kabul etmeden geçmeyelim. Birkaç yıldır ülke ekonomisi bir raya girmişti. Enflasyon ve faizler düşüyor, buna rağmen büyüme sürüyordu. Bu sonuca ulaşmak için uygulanan yöntemi şu anda tartışmıy...

Üniversitede Koştur Hastanede Koştur; Bilgisayarla Bile Bürokrasi Yaratan Ülkem Nasıl Bilgi Toplumu Olacak

Belki de bu yazdıklarımdan sonra bana "günaydın" diyecek olanlar olacak, zira eğitim konusunda oldukça şanslıydım ve gerek eğitimin içeriği gerekse de "hizmet" olarak üstün kalite sunan yerlerde oldum. Kolay değil, 17 yıllık eğitim hayatından sonra 2 yıl da yüksek lisans yaptım, öğrencilikten, en azından şimdilik, emekli oluyorum. Ama emeklilik işlemleri için böylesi bir bürokrasinin günümüzde, hem de ülkenin en popüler üniversitesinde yaşanıyor olduğunu tahmin etmiyordum. Diploma alabilmek için okulla ilişik kesilmesi gibi bir işlemler zincirini pek çok ayrı eğitim kurumunda tamamladığım 17 yıllık süre içinde tecrübe etmemiştim. Tecrübemin olmaması, diploma alabilmek için bir işlem yapmamın gerekmiyor oluşu idi. Ama Boğaziçi Üniversitesi'nde bitirdiğim yüksek lisans sonrası ilişik kesme formuna imza toplama oyunu gerçekten de uğraştırıcıydı. Form sonrası bankaya para yatırmak, ne yapıp formuma imza attıklarını bilmediğim bir sayman, bir öğrenci işleri ziyaretle...

Günceye (Blog) Ne Sıklıkla Yazmak Gerekir

Şubat ayından beri web sitemin geri kalan bölümlerine zaman ayıramıyorum, son bir iki ayda günceye de eskisi kadar sık yazamıyorum. Temel neden bunlara daha az zaman ayırabilmem. Sitenin diğer bölümlerini bir yana bırakıp sadece bu günce sayfalarını düşünecek olursam, aslında bu durum beni pek de kaygılanmıyordu. Zira eskiden beri kayda değer ve güncel şeyleri yazmaya dikkat ederim. Öte yandan siteyi güncel tutma hedefini de aşan bir yaklaşım güncelerle yükseldi, o da her gün, hatta aynı gün içinde birkaç kez yeni bir şeyler yazmaktı. Daha popüler bir günce sahibi olmak, daha çok okunmak, aramalarda daha yukarda çıkmak için bunun gerektiğine sıkı sıkıya inanıldı. Bu yaklaşıma ısınamadım, çok değil özlü konuşmamız bize öğütlenmemiş miydi? Kısaca sitenin geri kalanını güncelleyemem ve günceleri tıka basa doldurmak üzerine birkaç kelime yazarım diye ne zamandır düşünürken geçen hafta bu konuya değinen 10 maddeli bir liste okuyunca konu bugüne kısmet oldu. Ne kadar sıklıkla yazdığınız öne...

Web 2.0 Katılımcılığı Günce (Blog) Tutan Vatandaş Gazeteci Tarafından Manipüle Edilirse...

"Web 2.0" etiketi altında başarı hikayelerini yazdığımız, topluluk oluşturan, topluluğun "kulaktan kulağa" gücüyle pazarlama harcaması yapmadan hızla büyüyen şirketler artıyor. Bir örnek de İspanyol kablosuz İnternet erişim sağlayıcı Fon. Fon kablosuz ağ cihazlarına sahip olanlar veya başka cihazlara Fon'un yazılımını yükleyenler basitçe Fon abonesi olmuş oluyorlar. Fon aboneliğinin özel yanıysa, kablosuz modemlerinin İnternet sinyalini başka bir kullanıcıyla ücretsiz paylaşanların Fon'un tüm halka açık erişim noktalarından bedava hizmet alabilmesi. Bu paylaşımı yapmayanlara bile farklı olanaklar sunuluyor, örneğin kablosuz modemlerini bir açık erişim noktası gibi ücretli kullandıranlar, Fon'un elde ettiği gelirin bir kısmını kazanabiliyor. Böylece bir telekomünikasyon operatörü olmak için gereken yatırımların parasal değerinin çok daha azı harcanarak, sisteme dahil olanların ekledikleri tuğlalar sayesinde ciddi büyüklüğe ulaşılıyor. Aynı diğer Web 2.0 b...

Video Günceler (Vlog) Alternatif Medya Yaratma Konusunda Hızla İlerliyor

Geçen yıl ilk kez düzenlenen video günce (videoblog veya vlog) konferansı Vloggercon'ın ikincisi bu yıl çok daha fazla kişinin katılımıyla San Francisco'da gerçekleştiriliyor . Metinlerden oluşan web güncelerinin ardından sesli kayıtlar, podcastler hızla çoğalmıştı. Son yıllarda video kaydedebilen taşınabilir cihaz sayısındaki artış ve geçtiğimiz yıl MP3 çalarların yeni modellerinin video oynatır hale gelmesiyle daha fazla kişi çekimlerini İnternet'te, YouTube.com , vb. sitelerde paylaşmaya başladı. Sayısı hızla artan video güncelerin bazıları oldukça popüler. Kişisel tecrübeler, yaşananlar yanında görüntülü haberler yayınlayan vloglar da mevcut. Bir süredir herkesin kendi içeriğini bu kadar kolayca İnternet'te başkalarına sunabilmesiyle içerik hazırlama ve dağıtımında tekellere rakip geldiğinden bahsediyoruz. Çok elden yayılan içerik insanlara alternatif medya tüketim olanakları sunuyor. Hele metin ve ses içeriğinden sonra video yayınlarının da sayısız noktadan kaynakl...

İnternet'te Tanışan 5 Türk Günce Yazarından Ortak Kitap Projesi

En değerli Türkçe içerik sunan web günceleri (blog) arasında yer alan Altı Üstü Tasarım 'ın yazarı Mehmet Doğan'dan çıkan ilginç bir fikir sonucu daha önce yüzyüze gelmemiş beş kişi, beş günce yazarı, siber ortamda bir araya gelip yeni bir projeye başlama kararı aldık. Doğan'ın önce kendi sayfalarında duyurduğu, sonra Atölye'de açıkladığı proje bir kitap çalışması. Doğan ve benimle beraber bu işe girişen değerli kalemler Ana Fikir 'den Selim Yörük, e-dünya 'dan sizin bildiğiniz adıyla Kara ve kendi adını taşıyan güncesiyle Arda Kutsal . Henüz fikri olgunlaştırma çabasındayız, kayda değer ilerlemeler kat edildikçe diğer yazar arkadaşlarım sitelerinden duyurucaklar, ben de arada bir konuya değineceğim. Yıllardır farklı fikir, plan ve konularla başlamanın ucundan döndüğüm kitap yazımına böyle girmek benim için ilginç, bir o kadar da cesaret ve mutluluk verici. Zira yine yenilikçi, belki de örneği olmayan bir işin içinde olacağım, İnternet üzerinde birbirlerini oku...

Google Türkiye İyi Başladı, En Geniş 6. Gmail Grubu Türk Kullanıcılar

Cuma günü kısaca konuşabildiklerimden biri de Google Türkiye yöneticisi idi. Google'ın gittikçe daha fazla hizmetini yerelleştirdiklerini Google Maps üzerinde İstanbul aratıp haritada dolaşarak gösterdi. Bu hizmetlerin niye yeteri kadar duyurulmadığı konusunda ise henüz çalışmalarının devam ettiğini, 20 Haziran'da duyurular yapacaklarını, etkili bir iletişim çalışmasına başlayacaklarını öğrendik. Yaptırdıkları güncel bir araştırmayla Türkiye'de 16 milyon kişinin az ya da çok İnternet kullandığını, bu kişilerin çoğunluğunun en çok tükettiği 2. medya türünün de İnternet olduğunu belirtip, reklam açısından ise İnternet'in toplam reklam pastasının %2-3'ünü alabildiğine dikkat çekti. Bu oransızlık İnternet reklamcılığında büyüme potansiyelini gösterirken duyduklarımdan Google Türkiye'nin reklam gelirinin ise azımsanmayacak bir rakam olduğu izlenimine kapıldım. Gmail ücretsiz e-posta hizmetinin Türkiye'de çok popüler olduğunu da öğrendim, hatta Türk kullanıcıları ...

TIM Avea'da Payını TT'ye Devredecek, ADSL Tarifelerinde İse Değişiklik Yolda

Dün MBA eğitimimizi noktalama amaçlı bir akademik seminerde yeni Türk Telekom'un yönetiminden ve danışmanlarından bazıları ile kısa da olsa konuşma fırsatım oldu. Ojer Telekom'un Türkiye'ye gelmeden önce de telekomünikasyon tecrübesi çok fazla değildi. Buna ek olarak gözlemlerim sonrası tahminim Ojer'in pazarda ciddi bir serbestleşme olacağı beklentisiyle buraya geldiği ve bu iki faktör nedeniyle British Telecom Consulting'den danışmanlık alındığı. Daha güncel gelişmeler ise Telecom Italia Mobile, İş Bankası ve TT ortaklığındaki Avea'da bu yapının değişmek üzere olduğu. Telecom Italia, Ojer'in TT konsorsiyumunda yer almıştı, şimdi de büyük olasılıkla ellerindeki %40 Avea hissesini doğrudan Ojer'e değil TT'ye devredecekler. Dün TT yöneticileri bu konuda bir toplantı yapmış. Buradan gelecek para ile de TT içinde Telecom Italia'nin payını arttırabilirler ama bu son olasılık hakkında bir bilgim yok. Öte yandan TT'nin yeni tarife çalışmaları da de...

Kamuda Açık Kaynak ve Özgür Yazılım Kullanımı Hakkında DPT Çalışmaları

Bugün akademik bir seminerde Google Türkiye, Türk Telekom gibi firmaların temsilcileriyle konuşma fırsatı buldum ve beklediğimiz bazı gelişmelerin yolda olduğunu doğrulatmış oldum. Bunları yarın yazmayı düşünüyorum. Sırayla gitmek istediğimden geçtiğimiz günlerde, üye olduğum bir e-posta grubuna Görkem Çetin 'in attığı bir mesaj ile fark ettiğim gelişmelere bugün yer vermek istiyorum. DPT'nin e-dönüşüm eylem planı çalışmalarından açık kaynak kodlu ve özgür yazılımlarla ilgili iki raporu kurumun sitesinde yayınlandı. "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Açık Kaynak Kodlu Yazılımların Uygulanabilirliği" olarak adlandırılan eylem çalışmaları altında " Açık kaynak kodlu yazılımların idari, mali ve hukuki boyutları (PDF biçiminde) " raporu kamuda açık kaynak yazılım kullanılmasının artı ve eksilerini, önemli noktaları öne ele alıyor. " Göç Planı Hazırlanması ve Uygulanması (PDF biçiminde) " raporunda ise adından da anlaşıldığı gibi kamunun açık kaynağa geçme s...

Ekşi Sözlük Sansüründe Soru Zinciri; Kim Ne Bahane İle Engelletiyor? Tekel Kontrolünde İnternet'te Hala Sansür Oluyormuş

Mayıs başında bir arkadaşım sorunca Ekşi Sözlük'e Türk Telekom İnternet bağlantısı üzerinden ulaşılmadığını fark ettim. Önce geçici bir şey olsa gerek diye düşündüm, sonra da özellikle son 10 günde akademik kariyerimde önemli bir aşama ile uğraşırken unuttum. Bu sırada konu gittikçe daha çok İnternet kullanıcısının tepkisine neden oldu ve medyada yer buldu. Sonunda TT bunu "esrar" kelimesi ile ilgili kanun dışı içerik sonucu hukuki süreçte İstanbul 3. Sulh ceza mahkemesinin kararıyla yaptığını açıkladı. Tabii sadece kendi kullanıcılarının erişimini engelleyebilirken ve diğer servis sağlayıcılardan İnternet kullanıcıları siteye erişebilirken bu engellemenin bir tek TT tarafından yapılması da ne kadar etkili tartışılır. Zaten konu hakkında sorulması gereken sorulardan biri de bu. Topluluk sitelerinin dünyada ilk örneklerinden olan Ekşi Sözlük doğal olarak TT'yi eleştiren pek çok yorumun da yazıldığı bir siteydi. Bunu öne çıkaranlar TT'nin siteden öç aldığı iddiasınd...

Niye Uygulamamız ve Neden Çabuk Olmamız Gerekiyor: Dünya'yı Kurtarmak İçin İşler Bir B Planımız Var

Doğaya verdiğimiz zarar artık etkilerini çok güçlü olarak göstermeye başladı. Deprem gibi değil, sel, fırtına, kasırga, kuraklık tipi doğal felaketler gittikçe daha büyük zararlar bırakıyor. Küresel ısınma, canlı türlerinin yok oluşu ve daha önce saydıklarıma belki de artık "doğal afet" demek mümkün değil, zira bunları biz tetikliyor, güçlendiriyoruz. Küresel ısınmanın gerçek olup olmadığı, ekonomik ve sosyal yaşantımızın doğaya zarar verip vermediği uzun süredir tartışılan konular, ama artık bizim yaşam tarzımız, üretim ve tüketim şeklimiz ile açık ve kanıtlanabilir bağlar kuruluyor. Lester R. Brown'un " Plan B 2.0: Rescuing a Planet Under Stress and a Civilization in Trouble " kitabında bu gerçekler kısaca anlatılıyor. Fosil yakıtları yakmaya, kullanılıp atılan ürünlere dayalı mevcut ekonomik düzenin sürdürülemez olduğu çok kısa sürede ve çarpıcı olarak anlaşılıyor. Plan B 2.0 kitabını bu nedenle herkese öneriyorum. İnternet'ten her bir bölümü gerek HTML, ...

İstanbul Tenis Turnuvası'na 500 Bin Dolara Sharapova Getirmek Türkiye Tanıtımı mı, Aynı Para Toplam Ödüle Eklenip Sınıf Atlanamaz mı

Önümüzdeki hafta yapılacak İstanbul WTA bayanlar tenis turnuvası Fransa Açık'tan hemen önce takvimde yer alıyor. Büyük turnuvaya son ana kadar maç yaparak gelmek isteyen oyuncular için turnuvamız bu yönden çekici olabilir. Tabii ülkemizde hak ettiği ilgiyi görmeyen tenise dikkat çekmek için organizatörler turnuvaya dünyaca ünlü oyuncular getirmeye çabalıyorlar. Henüz ikincisi yapılacak bir turnuva için bu gerçekten zorlu bir çaba, turnuvaya emeği geçen herkesi içten kutluyor, tebrik ediyorum. Turnuvada geçen yıl görev alan genç tanıdıklarım da var. Tenise gönül vermiş genç yaşlı herkes için bu turnuva gerçekten büyük bir kazanç. Öte yandan doğruluğu tartışılır da olsa, bu yıl İstanbul'a gelmesi için Rus tenisçi Maria Sharapova'ya 500 bin dolar ödeneceği haberi geldi, geçen yıl da Venus Williams'a ek bir ödeme yapılmıştı. Bu arada sakatlığı nedeniyle Rus tenisçi affını istedi. Açıkçası bu tip organizasyonlar konusunda bilgili değilim ama yine de yorum yapmadan duramayaca...

Türk Telekom "TT'ye Mecbur Değilsin" Diyene Dava Açtı, Sonucu Belli Dava Serbestleşmeyi Daha Çok Kişiye Duyurur

2004 yılında telekomünikasyon sektörünü serbestleşti, rekabete açıldı. Türk Telekom'un tekel olduğu pek çok konuda yeni oyunculara hukuki olarak yer açıldı. Ama maalesef değişim çok ağır. 2005 ortasında bu konuya dikkat çekmek için tele.com.tr sitesi "Türk Telekom'a mecbur değiliz!" kampanyası düzenlemişti, ama kampanya genele yayılmamıştı. Fakat neredeyse bir yıl sonra, Türk Telekom tele.com.tr'ye dava açtı ve kampanyanın durdurulması ile maddi tazminat istedi . Eğer tele.com.tr olayı olduğu gibi aktardıysa, ki ben buna inanıyorum, çok ilginç bir dava olacak. Türk Telekom avukatlarının tezlerini neyin üstüne oturtacakları merak konusu, zira kampanya firmaya manevi bir zarar veriyor gibi görünmüyor, hele işe maddi ve hukuki açıdan bakarsak, Türk Telekom'un artık bazı hizmetleri verme konusunda tek alternatif olmadığı gün gibi ortadayken çıkan sonuç TT'nin beklentisinin aksine firmaya zarar da verebilir. Zira bu dava ile TT adeta "hayır, bana mecbursun...

Yeni Word'de Günce (Blog) Yazmak Mümkün Olacak, Kodlama Merak Konusu

Metin yazmak için pek çok insanın sayısız saatler boyunca kullandığı Microsoft'un Word programı, bir sonraki versiyonu Word 2007'de web güncesi (blog) yazma ve siteye yükleme imkanı sunacak . Masaüstü uygulamalarının web uygulamalarına destek vermesi yavaşça tecrübe etmeye başladığımız bir süreç. Süreyle bu bir artı olmaktan ziyade gereklilik olacak. Şimdilik, alışık olunan ortamda yazmak ve yazım kontrolü yapabilmek dışında Word'de günce yazmanın fazla bir artısı olacak gibi gözükmüyor. Yine de ek özellikler ile çekici bir alternatif olabilir. Hem de ilk gözlemler oluşturduğu HTML kodlarının temiz olduğu yönünde. Şimdilik MSN hizmetleri Spaces, Sharepoint 2 ile Google'ın Blogger hizmetlerine bağlanıp mevcut hesaplardan günce yayınlanabiliyor. Bakalım son sürümde ne kadar başarılı bir alternatif olacak.

Nisan'da Enflasyon Suçunu Tekstilciye Kesen Parlak Zekalar: KDV İndirimi Halk Ucuz Tişört Alsın Diye mi Yapıldı Sektörü Rahatlatmak İçin mi?

Yoğun bir hafta geçirdiğimden ancak yazmaya fırsat buluyorum. Önceki çarşamba açıklanan Nisan ayı enflasyon oranlarının yüksek çıkması, alt kalemlere bakılıp hemen tekstil ve hazır giyimdeki zamlara bağlandı. Asıl önemli olan, hükümet ve TCMB'den gelen "Tekstilde yaptığımız KDV inriminin neden fiyatlara (ve böylece tüketiciye) yansımadığını inceleyeceğiz" açıklamaları idi. Bu açıklamaların yapılabilmesi, medyada bunun öne çıkarılması bile maalesef kolektif zekamızdan şüphe etmeye itecek kadar trajikomik! Uzunca süredir aşırı değerli TL nedeniyle ihracatta kar marjı kaybı yaşadıklarını belirten tekstilciler ve de bu durumu sıklıkla gündeme getiren haberleri hatırlıyoruz. Ardından sektör temsilcileri hükümetle, bizzat Başbakan ile görüşmeler yaptı ve sonunda bazı düzenlemeler yapıldı. Kaçıncı tercih olduğunu bilmiyoruz, belki de tercih bile edilmemişti ama "KDV indirimi" yapılan en önemli düzenleme idi. Peki KDV indirimi neden yapıldı? Çünkü pek çok firma artık ne...